23 Aralık 2007 Pazar

EREĞLİNN

Geçen bayramda bir tura katılmıştık ve bu tur bana da alper'e de çok çok iyi gelmişti. Daha geçen tatil planının ne de güzeldi dedikoduları bitmeden bir bayram daha geldi çattı. Aslında Kurban bayramı için planımız ailelerimizle beraber olmaktı. Fakat Alper'lerin görev süresi uzayınca ben de bayram tatilini fırsat bilip soluğu Ereğli'de aldım.

Karadeniz Ereğli Zonguldak'a bağlı, Erdemir fabrikalarının kalkındırdığı, mitolojide Herkül'ün meşhur 3 başlı canavarı yendiği şirin sahil kasabası.

Ereğli'ye 3 yıl önce de gitmiştim. Geçen gidişimde gezdiğimiz cehennemağzı mağaralarına havanın buzz gibi olmasından ötürü bir daha gitmedik.

Ben yola Arife gününden çıktım. öğlen saatlerinde varmıştım, güzel bir öğle yemeğinden sonra dinlendim. Ertesi gün tesadüf Cumhuriyet gazetesinin her perşembe yayınladığı gezi rehberinde Karadeniz Ereğlisi tanıtılıyordu. Gidilecek, gezilecek yerler, güzel lokantalar...

Keşan Lokantasını Alper daha önce keşfetmiş. gezi rehberinde de okuyunca gitmek farz oldu. Bayramın 1. günü de açık olduğunu öğrenince Keşan'a kahvaltıya gittik.
Beni yemeklerden daha çok etkileyen Lokanta sahiplerinin misafirperverliği oldu. 2 gidişimizde de masamıza kadar gelip hatırımızı sordu lokanta sahipleri. Yemeklerde çok hoştu.

Ereğlide sinemaya gidelim dedik. Ereğlinin tek sineması AKM de yer bulmak ne mümkün?? 3 kez gittik, 3 ünde de kapıdan döndük yer kalmamıştı. önceden bilet alıp kendimizi bağlamak işimize gelmediğinden Kabadayı'yı izleyemiş olduk.

Bir sinema buhranından sonra sahildeki balıkçılara gidip bişeyler atıştıralım dedik. Karides güveç yedik ama kazıklandık sanırım. Pek hoşumuza da gitmedi. Neyse bu kötü balıkçı tecrübesi keyfimizi bozamadı tabiiki. Yemek yemeye ara vermedik özellikle de ben :))
kaldığımız orduevinin süper huzurlu cafesindeki keşküller en güzeliydi belki de.

yemek, uyku, sonra yine yemek... böyle geçti 4 gün

evimdeyim...

home... sweet home...

Hiç yorum yok: