14 Haziran 2009 Pazar

ÜÇ NOKTA-Kaybettiğim Bebeklerime


Çizebilseydim,
Bahar olacaktı yüzünüz...
Yazabilsem,
En uzunu şiirlerin...
Olmadı, beceremedim...

Seni olmadığın zamanlarda da sevmiştik,
Olmadığın baharlarda da...
Ama hiç bu kadar telaşlanmamıştık.
Beklememişiz üstelik birbirimizi...

Ayrı ayrı akmıştı göz yaşlarımız.
Ben, asırlardır okşamamıştım yanağını,
Senin yüzün ağlamaktan yorulmuş...
Ama yine de

Bir, yüzün vardı görmediğim,
Bir, sesin...
Hiç duymadığım...
Kokunu çiçeklerle tanımlayamazdım.
Dokunmadım, bilemezdim
Ellerinin beyazlığını.
Hangi şarkının neresinde,
Hangi şiirin en sevdalı sözünde
Çıkacaktın, bilemezdim.
Dilimin ucundaydın hep,
İşte; şimdi düşüverdin!

Unuttum, bana ne vakit gelmiştin,
Saklayacaktım seni.
Yüzün gözümde kalacaktı.
Bilmeyecektin böylesine sevildiğini.
Uykusuz gecelerimde büyüyecek,
Sensiz sabahlara uyandığımı duymayacaktın...
Olmayacaktın sıradan...
Eskitmeyecektim sevdamı...
Yoksa yine mi beceremedim?

Ben, bir bu dağları eskitemedim,
Bir de sana düşmüş yüreğimi...
Gittiğim yolları hiç hesaba katma!
Düşünü görmediğim uykular zaten haram.
Gökyüzünü boyayacak zaman da kalmadı...
Haydi sar kollarını...
"Ayrılık" diyeceğim,
Dilim varmıyor...


Ve ben hala üşümekteyim
Sensizlikten.
Düşlerimi hiç terketmedin...

Bu hikayenin gecesini uzun yazdım...
Bir tek, elin kalacak elimde.
Sıcak tut, söndürmesin terim.
Kapat gözlerini,
Sabahı geciktirelim...

Yaşlı yüzümü değdirmek için yüzüne,
İlişmek için gözüne,
Ben yaktım ışıkları...
Uzaktan sevmenin çok ağırmış faturası.
Düşünsene, nasıl uzun beklemişim...
Bağışla meleğim, ben geciktim...

Korkunun bittiği yere
Yazdım adını,
Dağların en kuytu yerine...
Sonsuzluk değildi beklediğimiz,
Bir parça "mutluluk" diye diretmiştik.
Çok mu geldi bilmem ki
Tanrının gözüne...

Eskidi saatler.
Zamanı geldi,
Yeniden düşmeliyim yollara...
Geceler sırtımda.



Hiç yorum yok: