13 Temmuz 2009 Pazartesi

SAFRAN SARI



Haftasonu Heybeliada'da bitirdiğim kitap İnci Aral'ın Safran Sarı'sı. Aslında bana sorarsanız bir sonbahar kitabı olmalı bu. Adı gibi sararan yaprakları çağrıştırdı bana. Temmuz'un ortasındayız ama hava da bir tuhaf. İngilizlere acıdım bir daha zira bu aylarda dışarıda bulutlu, karanlık, yağmur çisildeyen bir hava benim de içimi kararttı.

Gelelim kitabımıza. Uzun zamandır böyle yoğun karakter analizleri yapan, yavaş ilerleyen, biraz bunalımlı bir kitap okumaya dayanamamıştım. Ama bu biraz daha farklıydı. Şimdi ne olacak diye beklemedim ama kitabı da elimden bırakamadım.

Safran Sarı aslında bir üçlemenin son kitabı. "Yeni Yalan Zamanlar" başlığı altında toplanan bu üçlemenin ilk kitabı "Yeşil", ikinci kitap "Mor", son kitap ise "Safran Sarı". İnci Aral okumak isteyenler "Yeşil" ile başlarlarsa daha doğru olacaktır. Ben kütüphanede görünce almış, beğenmezsem okumam diye düşünmüştüm fakat İnci Aral' la tanıştığıma çok memnun oldum.

Kitap etraftaki "Issız Adam"ları, büyük şehirde ölüm kalım savaşı veren gençleri, üniversite mezunu umutsuz işsizleri, kısaca "yeni yalan zamanlar"ı anlatıyor. Günümüz İstanbul'un hem varoşlarında hem de kalburüstü semtlerinde geçen roman, hikayeleri farklı, ama hayattaki amaçları nihayetinde aynı olan, soran-sorgulayan bunun sonuncunda da teslim olan ya da savaşan görünürde 3, gerçekte onlarca insanın öyküsü.

Ben okuyup sonunu getirdim. Tavsiye eder miyim? Evet.

Hiç yorum yok: