10 Temmuz 2009 Cuma

SEVDİM BUNU

Paşabahçe mağazaları benim için her zaman ve her gördüğüm yerde mutlaka girilip gezilmesi gereken yerlerden olmuştur. İstiklal caddesindeki mağazasından tutun Maslak'takine, Bağdat caddesi' nden, Tepe Nautilus'a kadar tüm mağazalarda da bir hatıram vardır. Maslak'tan aldığım kocaman yeşil vazom, Tepe Nautilus'tan aldığım "choose your weather" bardaklarım, cadde'den aldığım mumluklarım evimin kullanım alanlarına dahiller halen. Ve maalesef bu süper Paşabahçe mağazalarından İzmit'imiz henüz nasiplenemedi.

Beni her zaman sevindirmeyi bilmiş olan bu mağazalar zinciri son hareketiyle de kalbimi fethetti. Babamın doğum günü sebebiyle hediye almak için gezerken Paşabahçeye de uğradık. Aldığımız hediyeyi kutusuna koyup bir güzel paketlediler. Tam bitti derken "sevdim bunu"yu hakeden o keçe yonca ve "hayat en güzel hediye" sloganını yapıştırmazlar mı paketin üzerine...


Hediyesini babama verdim ama paket üzerindeki slogan artık buzdolabımın üzerinde duruyor.

Son yaşadıklarımdan sonra zaten hayata gelebilmenin, şu anda hayatta olan tüm insanlara verilmiş en büyük lütuf olduğunu anlamıştım. Ve hayatta çok yakınlarını kaybeden insanların neden bundan sonrasında "uzaylı" gibi davrandıklarını daha iyi kavramaya başladım. Çoğu zaman "normal"de üzüntü yaratacak bir durumun size olağan gelmesi durumu bu. Örneğin yaz günü açık havada yenmesi planlanan bir "iş" yemeğinin yağmur yüzünden dağılması. Oysaki o gün ben sadece o yaz yağmurunda ıslanmak istemiştim. -ki normalde yağmurda ıslanmaktan nefret ederdim- Yaşadığımız acı olaylardan ders çıkarmayı bilmek gerekiyor. Ama sanırım biz genelde bunun tersini yapıp neden bu olay benim başıma geldi, ya da, ben bu kadar kötü bir olay yaşadım artık insanlar benim tüm hatalarımı mazur görsünler moduna girebiliyoruz.

Ben kendi adıma hastanede yattığım günlerde karnımdaki bebeklere bişey olmasın diye adımlarımı sayarak -yatakla tuvalet arası 8 adımdı- yürürken ve kolumdaki serum kateteri yüzünden haftada sadece 1 kez ve maksimum 10 dk. duşta kalırken bir daha yürümek ve duş almak için asla üşenmeyeceğime dair kendime söz vermiştim.

Neyse, yazım amacından sapmaya başladı. Nitekim Paşabahçe'de bu "hayat en güzel hediye" olayını kim düşündüyse çok iyi etmiş. Çünkü 1 saniyeliğine bile olsa insanların arada bir bunu hatırlaması gerekiyor.

Hiç yorum yok: