6 Ağustos 2009 Perşembe

KEK

Günlerden bir gün ağaçlar içindeki eski evimizin üst komşusu olan önemli şahsiyetler zır telefon birazdan size çay içmeye geleceğiz diye haber ettiler.

Muhtemelen televizyon karşısında pijamalarla yayılmış olan ben bir koşu mutfağa gidip kendimden emin bir şekilde "şimdi 2 dk. da bir kek çırparım, çay demlenene kadar pişer, hallederim ne varki" şeklinde cabbar ev hanımı moduna bürünüp tüm malzemeleri bir kapta çırpıp keki fırına atıvermiştim.

Sevgili misafirlerimiz geldiler, bu sırada pişmeye başlayan kekten nefis kokular salona kadar yayıldı. Ben çaktırmadan arada bir kalkıp bakıyorum pişti mi diye. Ama o da ne bir terslik var, kek öyle bir kabardı ki kalıbından taşıyor hatta üzeri kızardı ama bıçak batırıyorum içi henüz çiğ.

Derecesini kısıyorum, fırının içinde döndürüyorum, arada bir salona gidiyorum, çaktırmamaya çalışıyorum, ama panik haldeyim. Bir de misafirler "mutfaktan güzel kokular geliyor" demezler mi?

Sonuçta ben mutfakta kalıptan taşmış yamuk yumuk üzeri yanık, içi hamur bir kekle başbaşa kalmış, salona giderek kek yapmaya yeltendiğimi ama beceremediğimi misafirlere itiraf etmiştim.

(Sonradan anladım ki işin sırrı yumurta ve şekeri önceden iyice çırpmak, diğer malzemeleri ise tahta kaşıkla karıştırmakmış. Ben ne yaptım tüm malzemeler bir kaba tembel işi bir çırptım doğru fırına:))

O gün bugündür başarılı kekler yapmışlığım vardır. Ama işimi şansa bırakmak istemediğimde imdadıma yetişen bir şey var artık.



Sinangil Kekunla pişen keklerde kötü süprizlerle karşılaşmıyorsunuz. Benim favorim limonlu karışım. 1 kg. lık paketten 3 kek yapılıyor, ayrıca kabartma tozu katmanıza da gerek kalmıyor.

Siz siz olun annenizden aldığınız tariflerde malzemelerle yetinmeyin, nasıl yapıldığını adım adım anlattırın, benim gibi rezil olmayın:))

3 yorum:

Ceylan dedi ki...

Ben de sinangili ailede ilk ben keşfettim sanıyodum:)
Kek güzeli, yap da yiyelim kekini gelince Gölcük'e...

Zeynep Aşkın dedi ki...

Ceylan,
ilk sen keşfetmiş olabilirsin çünkü bana da annem söyledi bir gün migrosta gezerken. O da senden öğrenmiş olabilir. Asıl kek güzeli sensin ailede o kocaman kabaran keklerini unutmadım:))

Zeugma dedi ki...

Sevgili Zeynep,
Ben direkt Söke Un kullanıyorum.
ama senin söylediğini denemezsem içim rahat etmez.
Ayrıca misafir umduğunu değil bulduğunu yer. Özellikle de kısa bir süre önce haber vermişse. Sonuçta aceleden öyle bir şey çıkmış, senden günah gitmiş. Kokuları duyup özenmişler ama yemek kısmet olmamış zavallılara .Ahahaa:)))