26 Ağustos 2009 Çarşamba

UGANDA


Alper basketbol maçı izliyor televizyonda, bense öyle boş boş internetteyim. Farville tarlamı sürüp kulağımda kulaklık Mercan Dede&Ceza dinliyorum-biraz da kederliyim galiba.

Sıradan, çok sıradan bir gece.


Sıkılıp bloglarda gezinmeye başlıyorum ve birden karşıma çıkıyor. Kadın bir belgesel izliyor vee hooop Uganda'ya yerleşiyor. Bu kadar basit-yalın.


Ardından biri daha adı Seda, üniversite öğrencisi. O da pigmelerle dans'tan etkilenip yaz tatilinde gidiyor Uganda'ya ve gönüllü çalışmacı oluyor. İkisinin de okunası hikayeleri, güzel yürekleri var belli ki .


Alper'in yanına gidiyorum, biz de bir tatilimizi Uganda'da geçirelim mi diyorum, boş boş bakıyor bana...


Ama biliyorum ve kararımı veriyorum. Artık bir kaçış planım daha var. Hayat beni köşeye sıkıştırırsa biraz daha, o kapıdan çıkıp gidebilirim her an.


Nereye mi? Uganda'ya...




4 yorum:

Deniz dedi ki...

keder dokundumu bir kez yüreğine nereye gidersen git gelecektir peşinden.

Zeynep Aşkın dedi ki...

Doğruya doğru, gelecektir peşimden ama farklı bir coğrafya.
Ufak şeylerden mutlu olan insanlar arasında da daha kolaylaşır mı hayat acaba?

Sinem Atıyapı dedi ki...

Zeynep'cim blogun çok güzel olmuş. Merakla okumaya başladım.
Sen gitme öyle uzaklara, sonra kim bize poğaçalar yapar sıcacık, sonra da getirir ofisimize:)

Zeynep Aşkın dedi ki...

Sinemcim,
mesajı aldım:)