18 Eylül 2009 Cuma

SİNİRLİ MİSİN? PEKİ NASIL RAHATLARSIN?

Kadınların sinirlenince yatışmak için yaptıkları bazı eylemler vardır.

Kimisi yemek yer, yatışmasının tek yolu onu mutlu edecek birşeyleri mideye indirmektir. Böyle sinirlenince oturup bir ekmeği bilinçsizce kemiren bir arkadaşım vardı, bilir o kendini :)

Ben sinirlendiysem iştah-miştah kaçar...


Kimi kadın alışveriş yapar çılgınca. Birisi gerdiyse onu, atar kendini en yakın AVM' ye; takar takıştırır, giyer çıkartır, elinde poşetlerle eve dönünce ondan mutlusu yoktur. Böyle arkadaşlarım da vardır, çokturlar; ben mutsuzsam alacak hiç birşey bulamam...


Kimi kadın kuaföre atar kendini saç rengini değiştirir, olmadı kestirir, en basitinden bir fön çektirir, ohh şimdi rahatlamıştır. Kuaförünün sihirli parmakları keyfini yerine getirmiştir. Bu tarife uyan bir komşumuz var. Saçları bir gün kırmızı, bir gün turuncu. Ben kırk yılın başında tırnaklarımı kemirerek giderim kuaföre; değişikliğe pek açık sayılmam...


Kimi kadınsa tüm bunların dışında bulur deşarj olma yöntemini, diğerlerinden daha farklıdır, eziyet verir, yorar. Ne midir bu yöntem? Temizlik!
Biraz eziyetlidir ama can hıraş yapılan bir ev temizliğinden başka beni daha da rahatlatan bir şey yok galiba...

Biraz tuhaf kabul ediyorum. Yemek yiyince mutluluk hormonları devreye girer, alışveriş herkesi mutlu eder, kuaförden çıkan kadın bilir iltifat alacağını; pekiii ev temizliğine girişmek de neyin nesidir allah aşkına?

Ben böyle bir tipim işte... Sinirlendim mi, moralim mi bozuk, gelsin Cif'ler, gitsin Domestos'lar. Gözüm döner, tek bir saç teline düşman kesilirim.

Bugün de temizlik modundaydım, en son kendimi de paklayıp koltuğa yığıldım...
Anladınız siz, rahatladım:))


5 yorum:

Zeugma dedi ki...

Çok hoş doğrusu Zeynepcim....
Ben de sinirimi bu tarzda geçirebilseydim keşke.Bahaneyle tek saç teli kalmaz, her yer pırıl pırıl parlardı..

Ama benim sinirliyken 2 yöntemim vardır. Çok sinirliysem hemen eşofmanları giyer,kendimi dışarı atıp en az 1 saat tempolu yürüyüş yaparım. Eve hem jöle kıvamında hem dinlenmiş olarak dönerim. Mutluluk hormonlarım acayip çalışmış ve hatta kendimi Paris'ten falan dönmüş hissetmişimdir :) Ciddiyim..
İkinci yöntem ise; kendime büyük bir fincan nescafe hazırlayıp rahat bir koltuğa ayaklarımı uzatarak hafif bir klasik müzik eşliğinde içmek ve yanında bitter çikolata..
Bu da tam bir terapi gibidir.
Sevgiler..

Zeynep Aşkın dedi ki...

Zeugmacığım, nescafeli yöntem bende de işe yarar, ama zaten keyifliyken yaparım.
Spor ile ev temizliği birbirine benziyor bence, ikisinde de ter döküyorsun.
Öpüyorum..

Yeliz KUDAL dedi ki...

Çok güzel bir yazı olmuş:) blogun fanı olacağım bu gidişle.

Yalnız ben bu yazdıklarınızı sinirliyken değil de çok mutsuzken yapıyorum. Henüz sinirliyken kendimi yatıştıracak yöntemler bulamadım. Çevremdeki insanlara çatıyorum genelde, kötü tabi ki:(

oceanandpalmtree dedi ki...

sinirliyken 1 bütün ekmeği 30 saniyede bitiren kişi benim. Bu duruma psikolojik obezlik deniyor mutluyken sinirliyken kızgın ken öfkeliyken ve bilimum sebepten sınırsızca ve umursamadan yenebiliyor. İleri boyutlara giden vakalarda bulmia başlayabiliyor.

Temizlik konusu çok iyymiş kendi üstümde deneyeceğim:)

Zeynep Aşkın dedi ki...

Oceanandpalmtree, evi temizlemek için sinirleneyim deme sakın!