6 Kasım 2009 Cuma

BİR YILMAZ ÖZDİL KLASİĞİ


Yılmaz Özdil yaklaşık 2-3 haftadır haklı olarak (Genetiği Değiştirilmiş Organizma Yasası mecliste bir geceyarısı apar topar geçirildikten sonra) GDO'ya giydiriyor da giydiriyor.


Yasa geçti, geçmiş olsun. Peki bundan sonra ne yapabiliriz? Kendimizi, ailemizi Frankeştayn gıdalardan nasıl koruyabiliriz?


Yazıyı okuyunca kendimi nispeten şanslı hissettim. Tarhanayı annem yaptı, daha bugün pişirdim. Salçayı Alper'in annesi kendi bahçelerinde ürettikleri domatesten yapıp İzmir güneşinde kuruttu, bal desen Marmaris'teki dostlarımızdan geliyor 3-5 ayda bir. Limonata desen, aylar önce vermiştim tarifini:))


Yalnız yoğurt yapmak için pastörize edilmemiş süt gerekli ki o konu biraz meşakkatli. Ekmek desen imkansız değil. Ekmek yapma makineleri ile çok da kolay üstelik.


Özellikle şu günlerden sonra yeme-içme konusunda daha da dikkatli olmamız gerekiyor. Etrafta o kadar abur-cubur var ki bırakın genetiğinin değiştirilmesini azıcık fazla yesen obezite sınırlarına yaklaşıyorsun. Zaten kafam bozuk bugün, tartı mı bozuldu benim ayar mı kaçtı bu hafta anlamadım ama 2 kilocuk fazla görünüyorum:(


3 yorum:

nalan dedi ki...

istanbul'da biz çiğ süt içebiliyoruz. haftada 5 kg eve teslim. hem de hastalıklardan ari, sertifikasına sahip bir sürüden sağılıyor. çarşamba günleri benim sütüm ağzı kapalı ambalajında teslim ediliyor. ben de enfes yoğurtlar yapıyorum.
hatta arkadaşlarım da alıyorlar, aramızda yoğurt mayası paslaşıp mayamızı bile kaybetmiyoruz :)
ilgilenirseniz detaylarını size de vereyim, üzerinden de bir kaymak ayırıyorum ki onu hiç anlatmayayım :)

nalan dedi ki...

şimdi dikkat ettim de siz izmit'tesiniz :(

Zeynep Aşkın dedi ki...

evet nalan bak üzüldüm şimdi:( önce heveslendim, sonra üzüldüm:((