30 Kasım 2009 Pazartesi

NEŞELİ HAYAT


Evet, tahmin ettiğiniz üzere sinemaya gittik. Vizyona bir sürü yeni film girdi, girmek üzere ve içlerinde izlemek istediğim bir sürüsü var.


Bugün Yılmaz Erdoğan'ın "Neşeli Hayat"ıyla başladık.


Açıkçası Yılmaz Erdoğan fanatiği değilimdir. Yıllar önce Mükremin Abi'yi izlerdik ailece, sonrasında Vizonteleleri başarılı bulmuştum. Ama son zamanlarda TV'de yaptığı işler hoşuma gitmemişti açıkçası.


Neşeli Hayat ise çok güzeldi. Gerçek hayatın içinden kopup gelen bir öykü, keyifli 2 saat geçirmek için gidilebilir. Film güzel, güzel olmasına da; ben Yılmaz Erdoğan'ın -filmdeki Rıza'nın yani- repliklerinin %40'ını anlamadım dersem abartmış olur muyum acaba?!


Filmdeki Rıza karakterine hayat veren Yılmaz Erdoğan'ın büründüğü şive, bir de üstüne pos bıyıklarının altında kaybolan dudaklarından ötürü , vallahi ne dediği zor anlaşılıyor, alt yazı olsaydı keşke bir de zira kaçırdığım birçok diyalog oldu...
Filmin en beğendiğim yanı ise insanı liğme liğme eden bir sömürünün olmaması, her an bekliyorsunuz, "eyvah, şimdi battı batacak Rıza" diye ama bütün olumsuzluklara rağmen filmin sonunda dudağınızda bir tebessümle ayrılıyorsunuz.
Sevdim ben bu filmi!

Hiç yorum yok: