18 Ocak 2010 Pazartesi

NOT VERMEK


Hayatta her an fişleriz birilerini, haklarında not alırız, not veririz kafamızdan. Arkadaşlarımız, dostlarımız, akrabalarımızdır; hayatımıza girip çıkan insanlardır onlar. Yıllar yılı dost olduğunuz biri de olabilir bu kişi, alt kattaki komşunuzun çocuk bakıcısı da. Hatta belki de uzaktan tanıdığınız birine daha bonkör davranırken, tüm maskelerinizi bizzat yüzünüzde görmüş birine cimri davranabilirsiniz not verirken.


Not verirken adaletli olmak gerekir. Günlerdir de bunun için kafa yoruyorum. Ancak benim yaptığım gerçek manasıyla not vermek şu sıralar. Daha önce çalıştığım kurumda yaptığım iş kesinlikle peşin hüküm vermekten sıyrılmayı gerektirirken şimdi branş öğretmeni olunca işler de değişti.


Sözkonusu genç-çocuklar olunca bir de daha da zorlaşıyor karar vermek, yufka yüreği rafa kaldırıp objektif davranmak gerekiyor.


Sözlü notlarının karne ortalamalarını ne denli değiştirdiğini bilenler işin hassasiyetini de bilirler. Benim gibi kafa yorarlar belki de tek bir çocuğun tek bir notu için...
Zor iş vesselam not vermek, aceleye gelmez, uzun uzun düşünmek, tüm dönemin analizini yapmak, biraz da kanaat kullanmak gerekir :)

3 yorum:

Bellek Kutusu dedi ki...

Kolay gelsin Zeynep'cim:)

Hersk dedi ki...

Üniversiteden bir hocam şöyle söylerdi: "Dersimi alan herkes 100 kredi ile öğrenim hayatına başlar, yaptığı hatalar ile bu kredi düşer. Bizde karizma önemlidir."

Zeynep Aşkın dedi ki...

Hersk, aynı mantık bende de geçerli. Ancak lisede işler farklı yürüyor. Kredi bakiyeleri "-"lere düşüyor...