13 Şubat 2010 Cumartesi

ESKİ DOSTLAR

12 yıl aradan sonra lise arkadaşlarımla ( nee?! 12 yıl mı! Kulağa çok feci geliyor!) ve 15 yıl aradan sonra da ( bu daha beter hatta!) ortaokul arkadaşlarımla buluştuk. Her iki organizasyonu ayarlayan kişi ben olmamama rağmen yıllardan sonra gerçekleşen bu buluşmaların birbirini takip eden iki cumartesiye denk gelmesi sizce de tuhaf değil mi?


Astroloji haritam çıkartılmış olsaydı şöyle bir yorum kesin bulunurdu bu ay için: "Uzun zamandır görmediğiniz dostlarınızla buluşup keyifli anlar yaşayacaksınız."


Önce liseyle başlıyorum. 14 yaşında yatılı okula gittim ben. Ortaokulu Gölcük' te bitirdikten sonra ileri görüşlü babamın araştırmalarıyla Moda'daki Kadıköy Kız Lisesi' ne yatılı yazdırıldım. Annemin karşı çıkmaları işe yaramadı, babam kafaya koymuştu, iyi bir lise eğitimi almalıydım. Eğer Gölcük'te karma bir okulda kalacak olsaydım kafam karışabilirdi(!)


İstanbul' da okuyacak olma fikri ilk anda cazip geldiyse de yatakhane ortamına alışmak, evden ayrılmak zor oldu. Pazar akşamları evden ayrılacak olmanın verdiği stres beni yedi bitirdi. Benim kabuslarım hala bavul toplamakla başlar, yatılı okulun kapısından içeri girmekle devam eder. Sonra kan-ter içinde uyanır, o günleri geride bıraktığıma sevinerek uykuma devam ederim. Zorluklar içinde geçen ilk yıldan sonra iyi arkadaşlıklar sayesinde 2. ve 3. sınıf daha eğlenceli geçti tabii ki.

14-15 yaşında bir sürü kız, bir okulun içinde, hem de gece gündüz, curcunayı varın siz düşünün artık! Kahvaltıdan önce kapalı gözlerle yapılan sabah etütleri, ders,ders,ders, yatakhane, denize nazır kantinde hayal kurmalar, jetonlu telefonun başında sıra beklemeler. Sonra köşk binasının arkasındaki havuzlu evlere bakıp hayal kurmalar. Tüm bunları yaparken yanımda can dostum Hande!


Bu buluşmamızdan tam bir hafta sonra bu sefer Değirmendere'de 15 yıl sonra çoğunu ilk kez göreceğim ortaokul arkadaşlarımla toplandık. Ortaokul daha bir saf tabii ki. Yaramazlıklar daha çocuksu, depremde kayıplarımızda var, o sabah kahvaltı için buluşan 3-M, 15 sene sonra yine o sıcaklığı yakalayıverdi.


Her şey çok güzeldi...



3 yorum:

hande dedi ki...

o günler sensiz çekilmezdi canım arkadaşım...yıllar sonra moda da içtiğimiz çaylar bana çok iyi geldi,bunu daha sık yapalım...

Bellek Kutusu dedi ki...

Ne güzelmiş, ben arkadaşlarımın çoğunun ismini bile hatırlamıyorum maalesef:(

Zeynep Aşkın dedi ki...

Hande'cim bana uyar. Hele hele yazın Moda'da dondurma yemek:)) Hatırlıyor musun okuldan kaçar dordurma yemeye giderdik:))

Bellek Kutusu, inan ki ben de facebook tan çönce senin gibiydim. Ama resimleri falan görünce hatırlıyor insan. Ne de olsa Uzun süreli belleğe geçmiş hatıralar olduğu kesin ergenlik çağı nede olsa!