26 Nisan 2010 Pazartesi

I TURN TO YOU; Like a flower leaning toward the sun


Sevgili blogum, biliyorum çok klişe olacak ama seni çok ihmal ettim. Sen ki en sıkışık zamanlarımda, "acaba ne pişirsem, eyvah misafir geliyor!" anlarımda imdadıma yetişmiş bir acil durum-kaybolması mümkün olmayan tarif defterim haline gelmişken...


Ama bende de zaman sıkıntısı oldu şu aralar malumun. Onun haricinde de okuldan eve gelip komaya yakın yorgunlukta kendimi koltuğa bırakıp hatta yaklaşık 12 saat ütüyü fişte unutma dalgınlığına sahipken şu sıralar...(ütü dik konumdaysa hiç bişiycik olmuyormuş test edildi:))


Sakın "haftasonları?" diye sorma bana! Sen de biliyorsun ki yalnızca bu haftasonum boştu yaklaşık 2,5 aydır. E ben de ne yaptım, bak işte oturdum senin gururunu okşuyorum, fazla sitem etme o yüzden.


Neler neler birikmedi ki...

Haftasonu seminer dönüşlerindeki Sapanca kaçamakları mı dersin, ilk kez denenen yemekler mi dersin, bak ayva tatlısı bile yaptım sevgili blog, hem de pek şahane oldu:)


Geçmişe dönük bildirimler yerine şimdi kafamda olanlarla devam etsem bir sakıncası olmaz herhalde?


Öyleyse kısa zaman sonra görüşmek üzere...

Hiç yorum yok: