19 Ekim 2010 Salı

LOHUSALIK UNUTULDU MU?

Doğumdan itibaren 42 gün boyunca geçen süreçte kadın lohusa kabul edilir; bu süreçte onların daha hassas ve bakıma muhtaç oldukları bilinir ve iş yaptırılmazmış. Yeni bebek de bilindiği üzere "40'ı çıkmadan" evden çıkartılmazmış. Günümüzde biraz "eski usül" kabul edilen bu adetimiz aslında kadının dinlenmesi bakımından güzel bir alışkanlıkmış.

Bebeğin dışarı çıkması içinse aynı şeyi söyleyemeyeceğim. İlk etapta hastaneden eve gelen bebek, doktor kontrolü ve aşıları için daha kırk'ı çıkmadan neredeyse 40 kez evden çıkmak zorunda kalıyor. En azından bizim sütlüde öyle oldu. Sarılık olan bebemiz doğumdan sonraki 10 gün boyunca 2 günde bir kan vermek için çeşitli kliniklerin yolunu düz etti. Sonra bir kez yenidoğan kontrolüne bir kez de 2. doz Hepatit B aşısı evin dışına çıktı.

Aslında bebek gibi kadının da dışarı çıkması sakatmış bu günlerde anlamış bulunuyorum. Bu kadar uzun süre evden çıkmamaya alışkın olmayan ben, şizofrenik davranışlar göstermeye başlayınca Alper tarafından "hadi giyin hazırlan çıkıyoruz evden" şeklinde kesin bir ültimatomla dışarı çıkartıldım. Çıkardı çıkarmasına da mevsim değişikliğini fark edemeyen ben hafif "ince" giyinmiş olacağım bademciklerimi şişirdim. Köhür köhür öksürüyorum. Önceleri ben öksürünce zıplayan Ece de alıştı artık tepki vermiyor:))

Düşündüm de böbrek taşlarım -bu arada yine taş düşürüyorum- ve bademciklerim olmasaydı daha huzurlu bir hayatım olacaktı. Yine de Allah çaresiz dert vermesin diyerek noktayı koyuyorum.

Nankörlük etmeyeyim de taşlarım ve bademciklerim küsüp daha fazla eziyet etmesinler bana...

2 yorum:

Ceylan dedi ki...

Geçmiş olsun Zeyno...
Sütlün kendine baktırır nasıl olsa merak etme:)
Asıl sen kendine dikkat et...

zuzu* dedi ki...

ay ben bayıldım bu sütlüye cok tatlı bi isim bulmuşsun canım eceye. tatlım benim ya aşı olurken kıyamıyorum ben bebeklere kardeşime aşı yapılırken o ağlıyor bende ağlıyordum:) bu ara bende bademcik zedelerdenim :) geçmişler olsun canım... sevgiler