11 Mart 2010 Perşembe

ÇAVDAR EKMEĞİ

Bu aralar ekmek yapmaya takmış durumdayım. . Aslında kepekli-esmer ekmeklerden acaip sıkıldım. Dumanı üzerinde beyaz ekmek gibisi yok bence. Bıkmadan (beyaz) peynir/ekmek yiyebilirim 3 öğün o denli yani!


Sinangil' in blogumdan ötürü gönderdiği bir koli unum olduğundan bahsetmiştim sanırım daha önce. Şimdi mutfak dolabının bir kaç rafı limonlu-fındıklı kekun, çavdar-kepekli-yedi tahıllı ekmek unları- baklavalık-böreklik ve sade un paketleriyle doldu. Hal böyle olunca üzerimde bir baskı, bir baskı; kendimi pişirmeye zorunlu hissediyorum! Ancak her seferinde doğru ışığı yakalamak ve leziz fotolar çekmek mümkün olamıyor.

Bu çavdar ekmeğini yaparken de başıma gelmeyen kalmadı! Hamurum bir türlü kabarmadı, ani gelen bir telefonla bir gün sonra gitmem gereken bir randevuma 2 saat sonra çağırıldım, ben de hamurum çabuk kabarsın diye azıcık ısıttığım fırının içine attım tepsiyi, ama o da ne? Fırınımın ızgara kısmı açık kalmamış mı! Hamurun üzerindeki bez minik ekmeklerimin üzerine yapıştı :))



Tüm bu aksilikleri bertaraf edip sıcacık ekmekleri mideye güpletirken Alper hatırlattı; "fotoğrafını çektin mi, çok güzel görünüyorlar."
Bu cümle zikredildiğinde şekli en güzel olanlar sindirilmeye başlanmıştı bile, ben de kalan ekmeklerimi bir tabağa alıp poz vermeleri için pencerenin önüne yerleştirdim. Bu ekmeklerin de hikayesi böyle işte.



Kutunun üzerindeki tarifin haricinde ben ekmek hamuruna yalnızca ceviz ekledim. Gayet de yakıştı. Çekirdek içi-fındık ya da aklınıza gelen tüm yemişlerden de ekleyebilirsiniz... Ayrıca ekmek yapma makinem olmadığını hatırlatırım, fırında da ekmek pişirmek mümkün yani hem de 20 dakika gibi kısa bir sürede!

1 Mart 2010 Pazartesi

KUZEYİN OĞLU

Cumartesi günleri Volkan Konak'ın 22.30' da başlayan programından bahsediyorum. Direkt damardan, açın musluklarınızı, kurun sofranızı, arada kalkıp oynayabilirsiniz de yanlış anlamayın!

Serde karadenizlilik yok gerçi ama Volkan Konak nasıl bir gönül adamıysa uçuruyor beni. Allahım hele bir de şarkılarına girmeden önce okuduğu o Nazım Hikmet, Sunay Akın şiirleri yok mu... Şahsen ben 40 dk. falan dayanabildim bu hafta. Duygu komasına girmeden arada zaplamak zorunda kaldım.


Sakın şimdi Limewire' dan indirip dinlemeye kalkmayın aynı etkiyi yaratamaz zira.

Hele bir şarkısı var ki ne ben dinleyebiliyorum ne de dinleyen iflah olabiliyor bir daha. Ben bu adamı canlı izlemek istiyorum ama!!!