15 Şubat 2011 Salı

EVDE LEVREK


Bizim köyde bir balıkçımız var. Hamsi tava, turna mezgit, istavrit, somon, balık çorbası. Ne istediğini söylemiyorsun, bugün bana ne vereceksin diyorsun, hangisi en tazeyse o seçiyor, pişiriyor, önüne koyuyor. Bu seneye kadar, açsak, yemek yoksa hadi balıkçıya gidelim diyorduk. Evi kokutmaya değmezdi, minik balıkçımız bizi doyururdu nasılsa.


Ancak bu sene evden öyle hoop diye çıkamıyoruz. Genelde aynaya bakamadan çıktığımdan ya abuk bir kıyafet ya dağınık bir saç görüyorum en fazla camdaki yansımamdan.


Balıksız olmaz elbet. 2 haftadır 2 karış büyüklüğünde koskocaman ayıklanmış levrekler getiriyor Alper eve, sadece yıkayıp yağlıyor, üzerine soğan dilimleri kesip alimünyum folyoya sarıp fırına atıyorum. 30 dk. da pişiyor.


Bu arada bol galiba. Ne pişirsem diyenlere duyurulur!

Hiç yorum yok: