6 Haziran 2011 Pazartesi

BEBEKLE UZUN YOL

Urla-Çeşmealtı' nı önceki bir yazımda anlatmıştım birazcık. Okumayanlar şuraya bir tık



Önceleri 2 bilemedin 3 günlük tatil planlarımıza dahil olan Çeşmealtı'nda tam 8 gün kaldık. Mayısın son, haziranın ilk günlerinde buzz gibi İzmir sularında bronzlaştık.



Bu yazımın konusu bir bebekle seyahat olacak. Elinizdeyse uçağı tercih edin, ne bebek yorulsun ne de siz. Ancak bizim bulunduğumuz konum itibariyle uçağa gitme ve bekleme sürelerini hesaba kattığımızda neredeyse yolu yarılamak anlamına geldiğinden arabamızla çıktık yola.



Sabah 6' da Gölcük' den dönen tekerlek, 8.30 da Susurluk' ta kahvaltı molası ile durdu. 9.30' da tekrar yollandık 12. 30' da Narlıdere' de bir sahil lokantasında Ege'ye karşı tuz kokularını çekerek içimize gerçek bir kahvaltı ediyorduk. Yolun 3/4 ' ünü uyuyarak geçiren Ece bir şey anlamadı. Onun en aktif olacağı saatlerde biz çoktan Çeşmealtı' na varmıştık.



Arabada Ece' nin oto koltuğu, bir adet mamaların ve sütünün olduğu termal beslenme çantası, bir adet alt açma ve oyuncak çantası bir adet de yedek üst-baş çantası bulundurdum. Altını arabanın arkasında değiştirdim, terleyince üstünü de aynı şekilde.
Bu açıdan önerim yazın araba yolculuklarında bebeklerinizi korkmadan soyun, bir atlet yeter, ince giyinmesi terlemesinden daha iyidir, terli bir bebek daha büyük tehlike arz ediyor, öğrendim.





28 mayıs cumartesi günü Susurlukta ilk molayı verdiğimizde titreyerek inince arabadan "eyvah! kış bitmemiş" diye düşünsem de İzmir' e vardığımızda hava yumuşacıktı.




Ece gidiş yolculuğunda bizi hiç üzmedi, ona koca bir 5 yıldız verdim:) Dönüşte yola biraz daha geç çıktık ve çok sık durduk. Akhisar çıkışında Ceren tur (Urla'dan tam 180 km.), Susurluk Ulusoy tesisleri (çeşmeli damla sakızı ve yanturalı sucuk almadan çıkmayın), Bursa ikea (otoyoldan girmesi ve çıkması çok kolay) mola yerlerimizdi.



İzmir gecelerinde pencereyi açınca içeri dolan ağaç ve bahar kokusunun yerini ise hiçbirşey tutamaz. O memleket başka bir yer, insanın ömrünü uzatır. Ve en güzel tatil ayları haziran ve eylül. Değerlendirmek şart.



Neler mi yaptık tatilde, hepsi ayrı bir yazı olacak. Azıcık sabır:)


3 yorum:

Ceylan dedi ki...

Zeyno, 4.5 saatte iZmir yapmışsınız! Alper in kulağını çekmek lazım galiba, 130 la mı gittiniz Ece Hanim uyanmadan gidelim diye:) Bu kadar çabuk gidiliyosa ben olsam her haftasonu giderdim; malum biz evden ise her gün 2 saat yolculuk yapıyoruz:)

Zeynep Aşkın dedi ki...

120 civarı gittik ama c.tesi sabahı 6 da çıkınca yola yalovaya kadar 1 tek araba görmedik. 1,5 saatte bursadan çıkmıştık.

Ceylan dedi ki...

Silivri'ye gidip yuzememektense Çeşmealtina gitmek daha mantıklı gercekten... Bu arada biz bu haftasonu gidemiyoruz Silivri'ye :( malum ben çalışıyorum, sonra da misafir gelecek cmt aksam...sonraki hafta da tatile çıkıyorum, ve koskoca Haziran ayı bitiveriyo:(