20 Eylül 2011 Salı

ÜNAL KARDEŞLER

Çok geç kaldım çoook! Tatilin dumanı tüterken yazacaktım bu yazıları ama fırsat olmadı bir türlü, şimdi unutmadan kısa kısa notlar hiç değilse.



Urla-Çeşmealtı' nın bilindik mekanı İskele meydanıdır. Burada Sezen Aksu' nun da müdavimi olduğu söylenen balıkçılar falan vardır. Aynı zamanda Yorgo Seferis' in evinin restore edilerek otel olarak kullanıldığı İskele meydanında bir de lezzet durakları arasına girmiş tadı dillere destan bir katmer-kahvaltı salonu vardır. Adı Ünal Kardeşler. İskele' de kime sorsanız gösterir. İzmir taraflarındaysanız denize sıfır bu mekanda bir kahvaltı edin mutlaka.

12 Eylül 2011 Pazartesi

SÜTLAÇ

Tatil yazılarının arasına sütlaç girecek. Tam kıvamında düşünce unutmadan yazmak istedim. Tarif annemin. Uzun süre önce internetten bulduğum bir tarifi denemiş, sonuç hüsran olunca küsmüştüm sütlaca. Geçenlerde annem yapınca onun tarifiyle denedim, kıvam süper oldu.



1,5 çay bardağı pirinci yıkayıp üzerini baya bi geçinceye kadar suyla kaynamaya bırakıyoruz. Pirinçler sularını çekip uzayıp lapa olunca, 1 litre sütü tencereye boşaltıyoruz. Arada bir karıştırarak kaynatıyoruz. Kaynayınca altını kısıp 1 su bardağı şeker ilave edip dibini tutmaması için yine arada karıştırarak yaklaşık 30 dk. koyulmasını bekliyoruz. Bu esnada sabırlı olmak gerekiyor. Annemin deyimiyle sütlacımızın üzeri manda gözü gibi olmaya başlayınca tamamdır. Kaselere alıp soğutuyoruz.



Hem besleyici hem lezzetli.

9 Eylül 2011 Cuma

6. HASTALIK

Ece' nin sevgili azı dişleri;



Sizin günahınızı aldık çok özür diliyoruz. Gerçi "diştendir bu ateş" dediklerinde "ben diş göremiyorum" dedikçe Alper' de dahil, nasıl göremiyorsun doktor gördü falan diye çamur atmaya çalışsalar da sizden hiç şüphe etmemiştim. Nitekim ana yüreği haklı çıktı. Ecemiz virüs kapmış. Herpes ailesinden roseala infantum adlı virüsün sebep olduğu bu hastalık, 3-4 gün süren sebepsiz yüksek ateşle başladığından teşhisi de kolay olmuyormuş. 3-4 günün sonunda baş ve vücutta başlayan bastırınca solan pembe renkli bir döküntü ortaya çıkıyor. Ateş artık kalmıyor ve döküntüler de 3-4 gün içinde kendiliğinden geçiyormuş. Daha fazla uzman bilgisi için şuraya bir tık. Ateşlendik, döktük bugün 6. günümüz artık geçiyor.



Tedavisi yok. Daha çok 6 ay -- 3yaş arası bebeklerde görünüyor ve tek tehlikesi yüksek ateş.



Ve bu aralar fena salgınmış, bebeklilere duyurulur..


8 Eylül 2011 Perşembe

AYA YORGİ KOYU - BABYLON



Aslında Sakız koyunda başka bir plaj kestirmiştik gözümüze ancak buranın iskelesinde arıza olduğundan güvenlik sebebiyle o gün kapamışlar. Allahtan Çeşme' de her yer birbirine çok yakın. Alper' in gönlünden geçen Aya Yorgi koyuna saptık ve karşımızda Babylon.



Geniş mi geniş bir alana kurulu bu tesis çocuk kulübü, voleybol, basketbol, mini futbol sahaları, sualtı kamerası, playstation alanı, masaj, internet corner gibi zamanınızı geçirebileceğiniz bölümlerle dolu. İsterseniz de pufidik minderlerde bütün gün yayılın durun.


Aya Yorgi koyunun acaip rüzgarlı bu bölümünde terlemek mümkün değil. Zaten Çeşme' nin en güzel yanı da bu herhalde yazın ortasında bir gram bunalmıyor insan.


Otopark niyetine kullanılan zeytinlik alana ise içim kıyıldı. Canım zeytinlik araba gölgeliği niyetinde. Neyse.


Biz çok relax bir gün geçirdik. Akşam dönmek istemedik. Yine de çocuklular için bir uyarı, deniz birden derinleşiyor ve çivi gibi. Alaçatı ya da Ilıca gibi git git bitmeyen bir sığlık yok burada. Gerçi bu sene Ege' de sular hiç ılınmamış söylediklerine göre.


Bunun haricinde herşey gönlümüze göreydi. Çeşme' de bir gün geçirilesi mekan.

7 Eylül 2011 Çarşamba

AZI DİŞ = AZILI DİŞ






8 tane dişi var Ece'nin. 4. aydan itibaren her ay 1 tane, her ay en az 5 gün diş iştahsızlığı falan...




Fakat ateş hiç yapmamıştı, ta ki azılara sıra gelinceye kadar. Azı diş= azılı diş. 3 gün mahvolduk. 39' u gördük hoop duşa, 39' u gördük hoop duşa, şurup işe yaramadı, fitile sardık. Neyseki bugün ateş kesildi. Huzursuzluk devam. Bir de alnnıda fısır fısır bir döküntü. Anneler telefonda teşhis koydu=5. hastalık. 3 gün ateş yapar, 4. gün vücudun en sıcak yerinden döküntü yapar, bu da 3 gün sürer sonra da geçermiş. Bakalım tüm evreleri atlatmışızdır inşallah. Yarını bekliyorum:(

6 Eylül 2011 Salı

TAŞBAHÇE

Çeşme lezzet durakları arasında bir kahvaltı mekanı. ILıca' daki Taş Bahçe'de ev yapımı reçeller, nefis peynirler, hayatımda ilk kez yediğim Gevrek var. Yoksa siz hala simit' in İzmircesinin mi gevrek olduğunu sanıyorsunuz? O halde fena yanılıyosunuz çünkü gevrek başka bir şeymiş ben de orada tattım.


Önerim çiğbörek yemeden dönmemeniz. Devasa boyutlardaki börek kahvaltı üzerine iki kişi için yeterli bir boyutta:) İnsanın iştahı açılıyor malum yazlık yerlerde...


Bu mekanda öğleden sonra tencere yemekleri de varmış. Mantısı meşhur. Yandaki fırından da boyozları kaptınız mı buraki işiniz bitti demektir.


ILICA

Yoldan geldik ve akşamüzeri hooop en yakın plaja. Çeşme Sheraton' ın da bulunduğu bu uzun kumsal sığ olduğu için çocuklar için de ideal.



Çoğu yerde çeşitli cafeler şezlong kiralıyor ve buranın otopark, duş, tuvalet gibi hizmetlerinden faydalanabiliyorsunuz. Biz de öyle yaptık. Ece 'nin ilk deniz tecrübesi buradaydı. Ah o dalgalar olmasaydı hiç ağlamayacaktı:) Neyse yine de iyi bir başlangıç oldu.


Yanda aralarında 18 ay bulunan kız kardeşler, Ece' nin plaj arkadaşları. Onlar EcOşu oyalayıp yemek yedirmeme yardımcı oldular, karşılığında da Ece' nin Tolo' suyla oynadılar:)


Karnınızı doyurmak için yol üzerindeki milyonlarca "kumrucu şevki" den birine girebilirsiniz. Yine de bir kumru gurusu olan Alper' den geçer not alamadı. Çeşmealtındaki kumrucumuz daha başarılı bulundu.


Ilıca' ya bir kez daha uğrayacağız kahvaltı için.

TATİL NOTLARI

Ece ateşlendi ilk kez. Yani aşı dışında spontan gelişen ilk hastalığı diyebiliriz. Dolayısıyla kafam bozuk. Bir yandan okul başladı, ayrı kalma telaşı. Öte yandan 1. yaşgünü için planlamalar, bir diğer taraftan ateş takibi ve devamlı mızmızlanan bir Ece...Yine de yazmalıyım unutmadan. Oysa o güzel tatili unutmayı hiççç istemiyorum!!!



Yine son dakika insanları olarak Cuma günü yerine salıdan çıkınca yola Çeşme' ye kampı kurduk. Oysa ben plan insanıyımdır. Erken erken bilmek, hakim olmak isterim her olaya. Ne fena çünkü Alper' le evliyim. Alper' in işi hep son dakikada değişir. Herşeye hazırlıklı olmalıyız!


Neyse 1 günde tatil moduna geçmeye mecbur bir şekilde acele toplanan bavullar, telefon trafiği derken bir baktık Çeşme' yiz..


İlk durak Ilıca.