19 Ekim 2012 Cuma

İŞİMİ SEVİYORUM

Sabahları havaya dikilmiş saçlarımla yüzümü yıkamadan çayı demlemeyi, jaluziyi kaldırıp yeşeren nar ağacını kontrol etmeyi, sonra Ece' nin seslenmesiyle yukarı fırlayıp kardeşini uyandırmadan elele aşağıya inip onunla sabah ritüellerini gerçekleştirmeyi... Sonra haşlanan yumurtamı yemeyi unutup salondan gizlice süzülerek giyinip işe gitmeyi seviyorum.

Çok yoruluyorum evet. Ancak evin hızlı ritminden sıyrılıp arabayı park etme süresi ile beraber 9 dk. da işe varmayı çok seviyorum.

Sonra 15-18 yaş aralığını da seviyorum. Tamam 9 ve 10 ' lara biraz belki  ama 11 ve 12 lere ders anlatmak da çok keyifli geliyor bana, onların bakış açılarını seviyorum, sonra sıfır km. olmalarını da...

Hayalsiz-amaçsız olamalrına kızıyorum, şimdi diyorum, sizin yaşınızda olsaydım...Çok mu erken kuruyorum bu cümleyi bilmiyorum.

Bu Eylül' den beri oturan rutinimi seviyorum. Çalışan bir anne olmaya kesinlikle evet, yoksa bir müddet sonra çocuğa sarmaya başlıyorsun, bu kaçınılmaz, ancak çalışma saatlerinin mantık çerçevelerinde olması gerekiyor, benimki ise tadından yenmiyor, en çok da bu yüzden işimi seviyorum!

4 yorum:

Ceylan dedi ki...

Bu yaziyi sanirim beni ve benim gibileri kiskandirmak icin yazdin:) tamam kardesim anladik da sokma gozumuze:)

Zeynep Aşkın dedi ki...

ceylan falında eğitim fakültesi yolu gözüküyor :))

Ceylan dedi ki...

Ay yok ugrasamam, benden gecmis:( yeni hedefim gezmeli tozmali arabali falan bi is, Allahtan istiyorum bakalim:) madem yollarda gececek omrumuz bari erenkoy levent arasinda degil deistanbul londra falan arasinda gecsin :) hehe

Adsız dedi ki...

canımsın güzel arkadaşım seni özledim :)
tuğba