24 Mayıs 2012 Perşembe

TEK BAŞINA ATEŞ

Aşıya bağlı ateş tecrübem vardı. Ama gecenin bir yarısı ağlayarak uyanan ve  minicik vücudu ateşli bir bebek varsa ortada, o ortamda panik de oluyor ister istemez. Aklımı gezdirdim. Hmm en son ne yedi, kaçta dışarı çıktı ve üzerinde neler vardı, banyo ne zaman yaptı vs.. faili meçhul bir ateş. Kurtarıcı bir fitil operasyonu, kalıcı bir çözüm için doktor trafiği, uykusuz bir kaç gece daha.-Ama gerçekten uykusuz-

Bir tuhaf boğaz enfeksiyonuna sahibiz. Peki ateşli bir bebekle hayatınızı kurtaracak materyallar neler? İşte naçizane tespitlerim:

Öncelikle bir ateşölçere ihtiyacınız var. 1 yaşına kadar kulaktan ölçme sağlıklı sonuç vermiyormuş. O yüzden dijital bir ateşölçerle popodan bakmak en sağlıklısı demişti bize Ece' nin doktoru. Tabii ki bu zahmetli bir yöntem. Gece çocuk uyurken bezini aç, poposuna yerleştir, bekle... 1 yaşından sonra yanda görülen Braun kulaktan ateşölçer' i satın aldık. Ancak bizim Ece huylu, rahat dursa 2 saniye sürecek işlemi işkence haline getiriyor. Şimdiki aklım olsa kesinlikle alından ateş alan termal bir alet edinirdim. Hani şu değdirmeden tespit edenlerden. Biraz tuzlular ama kesinlikle değer bence.

Ateşi ölçtünüz. Yüksek. Peki kaç derecede harekete geçmeli? Doktorumuz bize 38.5 a kadar ateşin normal olduğunu ve çocuğun immün sisteminin gelişmesi için bu ateşi tolore edebilmesi gerektiğini söylemişti. Hala yükselmeye devam ediyorsa ateş düşürücü bir fitil size zaman kazandıracaktır. Tabii ki doktora görünene kadar.

Stop Fever ateş düşürücü bantlardan da vardı evde ama kullanmadım henüz. Yapışkanlı olduklarından gece kullanımı için ideal görünmüşlerdi gözüme. Bu bantları 1 yaşından büyük çocuklar için kullanabiliyorsunuz.

Ece' nin ateşi düştü. İlaçlara devam. Huyu da değişti. Yemek yemiyor mesela:) Biliyorum geçici durumlar bunlar ama bazen insanın sabır sınırları da zorlanıyor. Çocuklar hasta olmasa keşke...

16 Mayıs 2012 Çarşamba

GÜZELLER İÇİNDEN SENİ SEÇTİM!

İnternet üzerinden alışveriş benim için vazgeçilmez. Hem oturduğumuz yer itibari ile herşeye ulaşamayabiliyorum hem de zaten şu sıralar evden çıkma amacım çocuk parkından öteye geçemiyor.

E-bebek,unnado, trendyol ama en çok limango, markafoni' ye bakmadan gün geçirmiyorum gibi bir şey.

Peki hangi siteye nasıl güveneceğiz? Özellikle de şu günlerde pıtırcık gibi çoğaldıkları düşünülürse güvenlik sorunundan tutun da vakit kaybı ve mailbox' ın bir sürü ıvır zıvırla dolmaması için yeni bir siteye şüpheyle yaklaşıyordum.

Ancak Demet Akalın ve Hande Yener' li reklamlarından sonra Morhipo' ya üye olmuştum. Girip bakmışlığım yoktu. Geçenlerde hesabıma 15 lira yüklemişler, vesile oldu Ece' ye Puma' dan bir spor ayakkabı kaptım. Bana 30 liraya geldi, hem de 2 gün sonra kapımdaydı. Yürüdükçe ışıkları yanıp sönüyor, süper bir şey.
Limango ve diğer sitelerde ürünü aldıktan 10-20 gün sonra ancak elinizde oluyor, bazen ne aldığımı unutuyorum ya da hevesim kaçıyordu beklerken. Morhipo' da kampanya bitimini beklemiyorsunuz üstüne üstlük ürünün elinizde olacağı tarihi de veriyorlar.

Bugün bir converse sipariş ettim, yarın elimde olacak mesela:))

İade süreçleriyle ilgili bir tecrübe yaşamadım henüz. Ama morhipo' yu sevdim. Artık limango, markafoni out, morhipo in bende...

15 Mayıs 2012 Salı

ANNELERE SÜT

Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin yaklaşık 2 yıldır sürdürdüğü bir kampanya bu. Hamilelik sürecinin sonunda 3 ay, doğumdan sonra da 3 ay olmak üzere her ay 12 lt. süt hakkınız oluyor. Geçen sene Yorsan' la anlaşmışlardı. Fazla süt olunca Ece' ye bol bol sütlaç-muhallebi yapmıştım. 2012' de yeni ihale açmışlar firma değişikliğine gitmişler. Ocak ayından itibaren süt dağıtımı durmuştu. Aile hekimimizin hemşiresi cep telefonuma bir sms geldikten sonra adıma bir kart basılacağını ve süt dağıtımının devam edeceğini söylemişti; öyle de oldu. Henüz kavuşmadım sütlerime ama kağıt üzerinde 60 litre alacağım var gibi görünüyor:) Artık süt banyosu yaparız ailece...

Uygulama hoş ancak okullara süt projesindeki bozuk sütler geldikçe aklıma huzursuz olmuyor da değilim doğrusu...

Hamilelikte ve emzirme döneminde artan kalsiyum ihtiyacını küçümsemeyin hanımlar yoksa dişleriniz saçlarınız bir bir dökülür. Tecrübe konuşuyor...

Bebek kalsiyumsuz kalmıyor. Annenin deposunda yoksa şayet saçından dişinden çekiyor. Şaka değil gerçek, inanmazsanız doktorunuza sorun. Siz siz olun sütü, peyniri, ıspanağı, brokoliyi masanızdan eksik etmeyin.