30 Temmuz 2012 Pazartesi

AKRAN SEVDASI

Kıs-ka-nı-yo-ruuum!

Bizim Ece öyle bildiğiniz "el tutup yürüyen" çocuklardan değil, hiç bir zaman olmadı. Bu yüzden ne zaman Toddler' ının elinden tutmuş tıpış tıpış yürüyen ebeveynleri  görsem çatlarım hasetimden. Bizimki "özgür willy" modunda... Ta ki bir yaşıtı, yahut tercihen kendinden 3-5 yaş büyük birilerini görene kadar. Allahım eline, boynuna sarılmalar mı dersiniz, kendi dilinde birşeyler anlatmalar mı bir muhabbet bir sohbet, bir kahkalar...

Kim ne derse desin çocuk çocuğu arıyor. Küçük yerlerde annelerin oluşturduğu oyun grupları bu yüzden hem anneler için rahatlatıcı oluyor hem de çocuklara bir şeyler katıyor. Anneler kek-pasta muhabbetindeyken bebeler desarj oluyor.

Yaz tatilinden önce Ece' nin en sevdiği saat dilimi bakıcısıyla öğlen uykusuna kadar takıldığı "park saati"ydi mesela. Bizim parkta bakıcı teyzeler ağaç altında piknik tadında çocukları oynatıyorlar. Büyükşehirlerde yoğun çalışan aileler ise oyun grupları için para ödeyerek profesyonel merkezlere başvuruyorlar. Çocuğun fiziksel ve sosyal gelişimi için fırsat sunan bu kaliteli zamanlar günümüzde parayla satın alınsa da aslında bir çoğumuz mahallelerimizdeki kumlara su katıp çamurdan köfte yaparak büyüdük. Ya da kiremit tozundan oje. En azından ben öyle büyüdüm. Ece de öyle büyüsün istiyorum. Arada bir paylaşılamayan oyuncaklardan 3.dünya savaşları çıksa da yaşasın akran kardeşliği!

Eskinin mahalle kankalığı yerini "oyun grupları"na bıraksa da işin özü aynı aslında çocuk çocuk arıyor...