11 Mart 2013 Pazartesi

BEN KÜÇÜKKEN

Ben küçükken dünyanın içinde yaşadığımızı zannederdim. Dünyanın üzerinde nasıl düşmeden durabildiğimizi hatırı sayılır bir müddet anlayamadım.

Uzay mekikleri bu yüzden sivriydi dünyayı delip çıkabilmek için boşluğa.

 Uzun bir süre de "büyüyünce ne olacaksın" sorusuna "astronot" dedim.

Sonra patatesin, havucun toprağın altında nasıl buyudugunu de aklım almadı. Hatırı sayılır bir süre ağaçta yetiştiklerini zannettim. Cilegin de...

Yesil ve siyah zeytinin farklı ağaçların mahsulü oldugunu sanırdım.

Bir komsumuz vardı. Nurten teyze.  Bir gun " bana gözlerini verir misin" dedi, ağlayarak eve kaçtım ve bir daha Nurten teyzenin yanına yaklaşmadım.

4. katta oturuyorduk. Annem "sarkma seytan ceker" derdi.  Bir gün alt kat komsumuz sarkıttığım ipi muziplik olsun diye tutunca nutkum tutuldu "seytan geldi" diye saatlerce ağladım.

İstiklal marsını "Korkma sönmez bu safaklarda yüzen al sancak" yerine senelerce "korkma sönmez bu safaklarda yüzer nal ancak" diye söyledim.

Bu liste uzar arkadaş, blog calısmaya baslar yeniden.

Cümleten hosbulduk...

2 yorum:

Zeugma dedi ki...

Benzer anılarımız var çocukluğa dair.
Ben de post yapmıştım.
Hoşgeldin :)

nazli dedi ki...

hoşgeldiniz :) çok tatlı anılar, aynen dedim ben de okurken :)